Cadı

Uzun bir zaman aradan sonra (2 yıldan fazla bir süreden sonra) yeniden Hüseyin Rahmi Gürpınar kitabı okumak iyi geldi. Daha önce kendisinin 10 kitabını okumuştum zaten sağ olsun İş Kültür Yayınları. Gürpınar bu kitabında ilk eşi vefat eden bir kadının hortlayarak eşine ve sonra aldığı eşlere musallat olmasını anlatıyor. Anlatımında önceki kitaplarına göre bir değişiklik … Read more

Bir Çift Ayakkabı

sunay-akin-bir-cift-ayakkabi

Yahu Sunay Abi seni severim daha önceki okuyup yorumladığım kitaplarında bundan bahsetmiştim. (12 yıl öncesine bir serzeniş:) Ama yeter artık Hakim Sefa Mutlu’nun katili olduğu için hapse tıkılan Çirkin P.i övmek için “düşünce suçlusu” diye gözümüzün içine baka baka yalan söyleme artık. Benim için “gri alanda” olan Deniz Gezmiş* ve Arkadaşları’nın yaptığı Samsun’dan başlayan o … Read more

Yedikuleli Mansur

yedikuleli-mansur-mehmet-berk-yaltirik

Daha önce bir roman ve iki novellasını okuduğum Mehmet Berk Yaltırık’tan bir başka fantastik roman: Yedikuleli Mansur. 16’ıncı yüzyılda geçen bu romanda Osmanlı’nın çok ulusluluğunu, Yeniçerileri, (var olup olmadığı tartışmalı) kabadayıları, büyücüleri ve vampirleri bulacak ve okurken oldukça eğleneceksiniz. Kırım’dan kan davası nedeniyle kaçarak İstanbul’a Ağabeyiyle gelen ve salhanede (mezbahada) çalışmaya başlayan Mansur Yedikule’de yaşamaya … Read more

Müşahedat (Gözlemler)

ahmet-mithat-efendi-musahedat

Ahmet Mithat Efendi’nin bu okuduğum 8’inci kitabıydı. Bu adama siz doğulular şunu yapamazsınız de bu adam gelsin sana onu en iyi şekilde yapsın eline versin. Ahmet Mithat Efendi “realist” ve “natüralist” tarzda bir roman yazmak istemiş ve yazmış. (Aslında kitapla ilgili bu kadarcık bilgi vermek bile yeterli, ama ben yine de birkaç konuya değineceğim elbette.) … Read more

Udi

fatma-aliye-udi

Fatma Aliye ile Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın Türk Edebiyatı Klasikleri dizisiyle tanıştığımı yazmıştım daha önce, bu Aliye’den okuduğum üçüncü kitap oldu. 1899 yılında yayımlanan bu roman oldukça sürükleyiciydi. Bir nefeste okudum desem yeridir. Fatma Aliye bu romanında anlatıcı rolünü üstlenip baş kahramanımız Bedia ile İstanbul’da tanıştığını ve kendisine anlattığı hayat öyküsünü romanlaştırdığını kitabın sonunda … Read more

İstanbul’da Bir Zürafa

sunay-akin-istanbulda-bir-zurafa

Trabzonlu hemşerim Sunay Akın’ı severim bu kitabı da genel olarak güzel. İstanbul’a getirilmiş (Türkiye için) ilginç hayvanlardan bahsediyor. Zürafa gibi Türkiye’ye özgü olmayan hayvanlardan ve istibdatı bitirenlere yoldaş olan geyikten bahsediyor. Benim eleştireceğim bir husus var. Arif Nihat Asya’nın Bayrak şiiri üzerinden Türk Milliyetçilerini eleştirmiş. Şiirin en vurucu dizeleri; Sana benim gözümle bakmayanınMezarını kazacağım.Seni selamlamadan … Read more

Hunaşamzade

Çağdaş Türk Edebiyatı’mızın en beğendiğim kalemlerinden: Mehmet Berk Yaltırık’ın bir başka novellası, Hunaşamzade. Kelime anlamı olarak “kan emenlerin oğlu/çocuğu” gibi bir anlamı var. Nesiller boyu vampir olarak yaşayan bir aile anlatılıyor. Bu yolculuk boyunca Vlad Tepeş’in vampiriyle de karşılaşma var; son bölümde Mustafa Kemal Atatürk’e de bir selam çakma var o7. Selanikli Mustafa Kemal’e aşık … Read more

Kan Sahibi

Edirneli/Trakyalı Korku türünde yazarlar veren ve son dönemde çok güzel kitaplar yazdığını düşündüğüm Mehmet Berk Yaltırık’ın kısa bir öyküsüdür Kan Sahibi. Balkanlar’da geçen bu öyküde Arnavut Töresi’ndeki “Lek Dukagin Kanunu” işlenmiş. Bu kanun yazılı olmamakla birlikte sözlü olarak Arnavutlar arasında yaygın olarak yerine getirilirmiş. Bir kadın erkeklerle birlikte olmaya tövbe edip yemin ederse erkek sayılabilir … Read more

Bataklık Çiçeği

Daha önce Zaniyeler kitabını okumuştum Selahattin Enis’in Türk Edebiyatı Klasikleri dizisinden, şimdi de aynı diziden çıkan ve 13 ayrı öyküsünün yer aldığı “Bataklık Çiçeği” adıyla sunulmuş kitabını okudum. 20’nci yüzyılın ilk yıllarında eser üretmeye başlamış Selahattin Enis gerçekten çağının çok ötesinde öyküler yazmış. Gerçekçi (realist) bir yazar olarak 100 yıl öncesinin toplumunu gözler önüne çok … Read more

Sefile

Halit Ziya Uşaklıgil’in ilk yazdığı romanmış Sefile. Kitabın girişinde romantizm vs realizm akımları karşılaştırması vardı, Ahmet Mithat Efendi’den bahsediliyordu. Henüz 17 yaşında kitabını okumuştum şimdi açıp tekrar baktım ne yazdıklarıma. Beğenmemişim.  Halit Ziya’yı hep tek konuları yazdığı için de eleştirmiştim, yine benzer bir konu var önümüzde. Aşk üzerine yazmış ancak bu sefer biraz farklı. Belki de … Read more