Şık

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın eserlerini Türk Edebiyatı Klasikleri dizisinde çokça okudum, aklımda kalanları düşüncelerimi burada herkesle paylaştım. Bu defa yine bir eseri ile karşı karşıya kaldım. Okurken Şıpsevdi’yi okuyor gibi hissettim ama bu sefer kurgu pek iyi değildi ancak karakterler güzel yazılmıştı. Tabi bu eseri önyargısız okumak gerektiğini girişten anlıyoruz. Hüseyin Rahmi 14 yaşında bir çocukken … Read more

Ay Demir

Öncelikli olarak tüm kadınlarımızın dünya kadınlar günü kutlu olsun! Türk Kadınlarının ne kadar iyi işler yaptığını ne kadar başarılı olabildiklerini, her şeyi yapabileceklerini bugün iş yerimde duyduğum bir olayla daha tekrar öğrendim, gözlerim doldu. Buraya aktarabileceğim bir şey değil o yüzden adı bende saklı kahraman Türk Kadınlarına sonsuz teşekkürlerimle… Müfide Ferit Tek’in adını ilk defa … Read more

Sefalet

Daha önce Ahmet Cevdet Paşa’nın kızı Fatma Aliye’nin birkaç kitabını okumuştum, kız kardeşi olduğunu ve kız kardeşinin de yazar olduğunu “Sefalet” kitabıyla öğrendim.  Türk Aydınlanması’nın ya da Türk Röneansı’nın Kadın Aydınlanması olarak tabir edebileceğimiz bir dönemde yaşamış ve bu aydınlanmaya öncülük edenlerden biri olmuştur Emine Semiye.  Sefalet romanı Sefile ve Zenciye adlı iki karakterin avukata … Read more

Kan Damlası

Dün Mehmet Rauf’un Definesi’ni yazmıştım, bugün de Kan Damlası adlı devam romanını bitirdim ondan bahsedeyim.  Yine kurgu ve olay örgüsü yönüyle zayıf kalan bir romandı ancak okuması zevkliydi.  Dünkü bahsettiğim Çerkes çete yaklaşık 5 yıl sonra hapisten çıkmış ve defineyi bulanların peşine düşmüştü. Yüklü miktarda para koparabilmek için ailenin yakını olan 2 kişiyi öldürmüş üçüncü … Read more

Define

Daha önce Mehmet Rauf’un sadece aşk romanı yazdığına ilişkin görüşlerimin yanlış olduğunu Define romanıyla anlamış bulunmaktayım. Gerçi bu görüşlerim istibdat döneminde yazdıklarıyla ilgiliydi ve kısmen de doğru sanırım.  Cumhuriyet Dönemine geçildiğinde Mehmet Rauf farklı alanları da denemiş, kurgusu zayıf da olsa güzel bir polisiye roman yazmış.  Erzurum’da başhekim olarak çalışan doktorumuz yaşlı bir kadından aldığı … Read more

Zaniyeler 

Türk Edebiyatı’nın bir diğer efsane ismiyle tanıştım İş Bankası sayesinde. Selahattin Enis. Kendisi bir realist-natüralist bir yazarmış. Adını ilk defa bu kitabı okurken duydum desem yalan olmaz.  Zaniyeler (Zina yapan kadınlar – hayat kadınları) kitabında 1’inci dünya savaşı sırasında İstanbul’da türeyen savaş zenginlerinin ve sözde üst tabakanın yaptığı ahlaksızları bir hayat kadını olan Fitnat’ın gözünden … Read more

Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi

Kitaplar aşırı pahalılanınca ve şimdilik bütçem İş Bankası Kültür Yayınları’nın kitaplarına yetince Türk Edebiyatı Klasikleri’ni okumaya devam ediyorum.  Sıradaki kitabımız Güzide Sabri’nin Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi yani günlüğü.  Yine bir aşk romanı ancak bu sefer bir kadının ağzından yazılmış olduğu için olaylara bakış açısı Osmanlı son-Cumhuriyet erken dönemine göre çok farklı. Duyguları yoğun bir … Read more

Bir Aşkın Tarihi

Mehmet Rauf’tan yine bir aşk öyküsü. Servet-i Fünuncuların aşktan başka bir şey yazamadığı dönemde kaleme alınmış bir uzun öykü ve altı kısa öyküden oluşuyor kitap.  Kitaba adını veren öyküde erkeğin açısından ölümcül vereme yakalanmış bir kadına aşık olması ve birkaç aylık zaman diliminde yaşadıkları anlatılıyor. Yazar olayları sadece erkek açısından irdelemiş pek hoşuma gitmedi.  Bir … Read more

Zavallı Çocuk

Vatan Şairi’miz Namık Kemal’in Avrupa seyahatinde görüp beğendiği ve Türklerin de bir tiyatrosunun olması gerektiğini düşünerek yazdığı üç perdelik bir oyun Zavallı Çocuk.  Vatan Yahut Silistre’yi yazdığı için gönderildiği sürgünde yazmış bu oyunu. Günümüzden 150 yıl önce yazılan bu oyunda evlatlık alınan Ata ve evin kızı Şefika’nın aşk öyküsü anlatılıyor. Finalinde ise Şekspir’in (Shakespeare) meşhur … Read more

Kuşdili’nde

Dün yazmıştım sanırım yeni kitaplar aldığımı, bugün hazır birkaç saat vakit bulmuşken Mehmet Celal’in Kuşdili’nde adlı romanını okudum. Mehmet Celal adını ilk defa bu kitabı alırken duydum desem yalan olmaz. Zaten kitabın girişinde de unutulduğu belirtilmiş. Servet-i Fünun döneminde yazmış Servet-i Fünuncular tarafından çokça eşleştirilmiş, “Ara Nesil” olarak sınıflandırılmış.  Baykuş’un devrilmesinden sonra yayınlandığı için bir … Read more