
Trabzonlu hemşerim Sunay Akın’ı severim bu kitabı da genel olarak güzel. İstanbul’a getirilmiş (Türkiye için) ilginç hayvanlardan bahsediyor. Zürafa gibi Türkiye’ye özgü olmayan hayvanlardan ve istibdatı bitirenlere yoldaş olan geyikten bahsediyor.
Benim eleştireceğim bir husus var. Arif Nihat Asya’nın Bayrak şiiri üzerinden Türk Milliyetçilerini eleştirmiş. Şiirin en vurucu dizeleri;
Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.
Burada Sunay abimiz ilk baskısını 2001’de yapan bu kitabında sadece hayvansever bakış açısıyla Türk Milliyetçilerinin tamamını bu nasıl şiir vs diyerek eleştiriyor.
Bu şiirin yazıldığı 1940 yılında 2’nci Dünya Savaşı hüküm sürüyor, Batı’da Hitler’in birlikleri Trakya’da Türk sınırına dayanmış, Doğu’da Stalin Kars Ardahan’ı Türkiye’den istiyor üstüne işgalle tehdit ediyor. Böyle bir konjonktürde Türk Milleti’nin Bağımsızlık simgesi Bayrağımız için yazılan bu şiirin hamaset içermesi gayet doğaldır. (O dönemde kendisine verilen cevapları pek beğenmemiş haspam.) Çok da güzel şiirdir, beğenerek okurum ben de.
Bu kitapta Sunay Akın’ın bir iki yüzlülüğünü de ben yazayım madem.
Bir Türk Hakimi Sefa Mutlu’yu gazinoda silahla ateş ederken kendisini uyardığı için katleden,
Küçücük bir çocuğu ezen,
Evlendiği kadını döven, arabayla ezen,
Filmlerinde “kadın vajinasına yılan sokan”,
Cezaevinden kaçarak sığındığı Fransa’da bölücülük yapan şahsı 2 kez güzel sözlerle anmış.
Yazıldığı dönem itibariyle hamaset içermesi gayet doğal olan bir şiir üzerinden tüm milliyetçilere sallayıp katil, kadın düşmanı ve bölücü birini güzel sözlerle anmak solcu bit yavruluğudur.