
Birkaç yıl önce Kadıköy’de gezerken kitapçılarda ucuza görüp almıştım sanırım bu kitabı. İngiliz Edebiyatı’nın efsaneleri arasında gösterilse de Shakespeare aslında bir saray soytarısı gibi geliyor bana.
Mitolojideki veya tarihteki olayları alıp Avrupa’da saraylarda kim varsa onlara kurgulayıp İngilizlerin düşmanıysa olumsuz dostuysa olumlu olarak tiyatro oyunlarına çeviren bir saray soytarısı gibi.
Birçok kişi bu görüşlerime katılmayabilir, tiyatro önemli bir sanat alanı, Shakespeare de yapılamayanı yapmış vs diyebilir elbette. Kısmen de olsa haklı olabilirler ancak bazen bir şeyin ne olduğundan ve neyi simgelediğinden çok ne maksatla yapıldığı da önemlidir.
Konuyla ilgili kişisel görüşüm İngiliz İmparatorluğu için Shakespeare döneminin “PsyOp”baş karakterlerinden biridir.
Fırtına kitabında da ihanete uğramış bir Milano Dükü, Dükün Kızı, Napoli Kralı ve Prensi, Milano Dükünü sürgün edip tahtına konan kardeşi ve bunların fırtına nedeniyle ıssız bir adaya hapsolması ve Milano Dükü’nün adadaki cinleri perileri kullanarak kardeşinden intikam alması ve kızını Napoli Prensiyle evlendirmesi yer alıyor. Kitapta ihanete uğramış Milano Dükü kardeşini affetmiş olsa da bu aslında bence ingiliz kibirinin bir göstergesi büyüklük değil.