Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa Türk Milliyetçileri arasında bilinen önemli yazarlardan birisidir. Ben de ilk defa bir romanını okudum. Peyami Safa’nın kendi çocukluk ve gençlik yıllarından esinlendiği anlaşılan bu romanı okurken derin üzüntülere boğuluyorsunuz.

On beş yaşında bir genç (aynı zamanda kitabın anlatıcısı rolünde) kemik hastalığına yakalanmıştır ve tedavi olmaktadır. Tedavisine daha kolay erişsin diye annesi onu tanıdıkları bir Paşa’nın köşküne gönderir. Paşa’nın Nüzhet adında (tahminen) yirmili yaşlarda bir kızı vardır. Çocuk Nüzhet’e aşık olur. Nüzhet’in de duyguları karşılıksız değildir.

Günün birinde Nüzhet’i bir doktorla evlendirmeye karar verir Paşa babası. Aynı zamanda da çocuğun hastalığını bu doktor Ragıp’a göstermesini ister.

Köşk’ten evine geçen çocuğun durumu ağırlaşır. Nüzhet’ten ayrı kalmanın sıkıntıları derken okudukça iç dünyanızı sarsar bu roman. Türk Edebiyatı’nın erken dönem psikolojik romanlarından biri olarak sayılabilecek bu eserde Safa bu duyguları bize oldukça iyi aktarır. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.

Leave a Comment