Saray Rejiminin Çöküşü

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof.Dr. Ümit Özdağ’ın ülkemizin içinde bulunduğu kriz ortamını dört ana başlıkta irdelediği ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından getirilen resmi adı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, halk arasında “saraj rejimi”, özünde ise yarı başkanlık sisteminin dört ana sorun temelinde yaşanan somut olaylar üzerinden anlattığı bir kitap. Dört ana sorun detaylı olarak incelendikten sonra beşinci bölümde çözüm önerilerini sıralıyor Özdağ.

Öngörülerine değer verdiğim bir kişi olan Özdağ’ın yanıldığı bir husus mevcut kitapta. İlk bölümle birlikte başlayalım:

Birinci Bölüm: Devlet Krizi;
Bu bölümde Meclisin etkisizleştirilmesi ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri üzerinden sistem eleştirisi yapılmaktadır. Yazıldığı dönemde yapılan hesaplamalara göre KHK ile yapılan yanlışları düzeltmek için çıkarılan KHK sayısı ilk defa çıkarılan KHK’lardan fazladır. Bunun anlamı şudur: KHK’yı değiştirmek için çıkarılan KHK’yı değiştirmek için çıkarılan KHK’da değişiklik yapılmasına dair KHK yani 3 kez yazılan Kanun Hükmünde Kararname’de bir şeyler yanlıştı bunu da düzeltmek için dördüncüsünü çıkardık….

İkinci Bölüm: Milli Birlik Krizi;
Toplumda sürekli olarak artırılan kutuplaşma nedeniyle ortaya çıkan yapay sorun. Çocukluğuma denk gelen 2002 Dünya Kupası günlerinde herkes Türk Bayraklarıyla Dünya Kupası’ndaki başarılarımızı kutlarken günümüzde iktidarın emrindeki polisler Türk Bayraklı gençleri tekme tokat dövmektedir… İşin sonucunu içsavaş olarak görmektedir Özdağ.

Üçüncü Bölüm: Ekonomik Çöküş;
Betona dayalı büyüme, Yap İşlet Devret modeli ile verilen tavizler, hasta garantili hastaneler, uçak inmeyen hava alanlarına yolcu garantili sözleşmeler ve üstüne Covid-19 pandemisi ile gelen ekonomik yıkım. Ümit Özdağ’ın bu konudaki önerisi Atatürk döneminde uygulanan Karma Ekonomi modeli ve yüksek teknoloji üretimi.

Dördüncü Bölüm: Suriyeli geçici sığınmacılar ile kaçaklar ve bunun yanındaki Afgan, Pakistanlı, İranlı, Iraklı ve İklim Krizi kaynaklı olası Afrika Göçü;
Bu konuda bir yanılgısı olmuş daha doğrusu öngörüsü tutmamış Ümit Özdağ’ın. AKP iktidarının değil de önce MİT Başkanı sonra da Dışişleri Bakanı olan Hakan Fidan’ın başında olduğu planlamalar ile önce Suriye’de Esad devrildi, ardından Türkiye’de PKK ile yürütülen sürece rağmen HTŞ tarafından kurulan geçiş hükümeti YPG’yi sahadan sildi. Çok küçük bölgede YPG terör örgütü kalmış durumda, kıçlarına tekmeyi yedikleri için tam entegrasyona razı olmuş görünüyorlar…

Özdağ’ın politikaları genel olarak tutarlı görünse de bölgemizde jeopolitik durum çok hızlı değişebilmektedir. Özdağ bence daha esnek bir dış politika geliştirmeli, yaşanan değişimlere daha hızlı adapte olabilen politikalar geliştirmelidir.

Leave a Comment