Kürk Mantolu Madonna

Ah Raif Efendi Ah!  Ah Maria Ah!  Oturup bir solukta okudum, kitap bitince koltuktan kalkamayıp 10-15 dk bomboş gözlerle duvara bakıp düşündüm durdum.  Boğazımda düğümlenen şeyleri yutkunmam biraz uzun sürdü ve bir sigara yaktım. Ardından bu satırları yazmaya başladım…  Sabahattin Ali’nin eserlerine ne kadar önyargılı davrandığımın düşünüp kendime kızdım, keşke Lise zamanlarımda okusaymışım diye hayıflandım. … Read more

İçimizdeki Şeytan

Şimdi bu kitapla ilgili düşüncelerimi aktarmadan önce gençlik yıllarımda Hüseyin Nihal ATSIZ’ı okuduğumu, fikirlerinden epeyce etkilendiğim belirtmem gerekir. Önyargılı olarak yaklaştığım doğrudur o yüzden. Aşk üzerine kurgulanmış bir romanda dönemin Türkçülük hareketini bayağılaştırmış, “Başkurdistan Cumhurbaşkanlığı” yapmış Zeki Velidi Togan Hocaya aklı sıra laf çakmış Sabahattin Ali’yi pek sevmediğimi, Hüseyin Nihal Atsız’ın kaleme aldığı “İçimizdeki Şeytanlar” … Read more

Aşk-ı Memnu

Türk Edebiyatının bir efsane romanı: “Yasak Aşk”. Batılı tarzda romanlar yazan Halit Ziya Uşaklıgil’i okumayı pek sevemezsem de Aşk-ı Memnu gerçekten güzel kurgulanmış, karakterleri güzel oluşturulmuş çok iyi bir roman.  İş Bankasından çıkan sürümü okudum, sonunda günümüz Türkçesine uyarlanan kişinin yorumları gayet yerinde.  Kısmen TV’de izlediğim(iz) diziyle farklarına gelirsek;  – Peyker Evli ve Namuslu bir … Read more

Hazan Bülbülü

Hüseyin Rahmi’nin önsözünde dönemin tiyatro/oyun yazarlarını beğenmediği için kaleme aldığını ancak roman gibi okunmasını söylediği dram türünde bir eser.  Okurken sıkılmıyorsunuz, akıcılığı olan bir eser, ancak son perdeye gelince Şahende’ye kızmamak elde değil. İffetini korumak elinde olmasına rağmen bağırmıyor, çağırmıyor, kaçmıyor. Sanki eski aşığı Nuri’den intikam almak istercesine Naime’nin kocası İhsan’a kendini bilerek teslim ediyor … Read more

Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür

Hüseyin Rahmi Gürpınar için Türk Edebiyatı’nn “en beğendiğim yazarı” desem yalan olmaz herhalde. Önceleri adını pek hatırlamadığım bir yazar olsa da İş Bankası’ nın bu serisiyle kendisine ve eserlerine ciddi bir hayranlık duymaya başladım.  Bundan tam 100 yıl önce yazılmış olan bu eserini 2 günde sindire sindire okudum.  Eserin ilk bölümünde Şadan’ in karısını aldatmaları … Read more

Zehra

Nabizade Nazım’ın Zehra isimli eseri; Türk Edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak geçiyormuş.  Kitabı elime almama okumam bir oldu. 30’lu yaşlarda kaybettiğimiz yazarın bu kurgusu gerçekten çok güzeldi.  Dönemin yaşam tarzına göre kurgulananlar, Zehra’nın kıskançlığından doğan intikam duygusu ve karakterlere yaşattığı acılar gerçekten yaşanmış gibi hissettirdi.  Okurken realizm’i hissediyorsunuz desem yanılmış olmam.  Mutlaka okunmasını tavsiye ederim. 

Amak-ı Hayal (Hayalin Derinlikleri)

Türk Edebiyatı’nn gerçekten enfes eserlerinden birisi. Filibeli Ahmet Hilmi birçok dini ve mistik ögeyi Türk Edebiyatının ilk psikolojik romanı sayılabilecek bu eserde bizlere sunmuş.  Okurken insanı farklı diyarlara; farklı kültürlere götürüyor desem hiç de yalan söylemiş sayılmam.  İş Bankasına bu güzel eser için teşekkür eder ve şiddetle okumanızı tavsiye ederim. 

Yeni Dünya

Türk Edebiyatı Klasikleri Serisinden bir başka güzel Sabahattin Ali Öykü derlemesi. Öyküler kısa olsa da Anadolu insanını anlatmak için gayet yeterli bence. O yaşanan aşklar, çekilen çileler, “kendim ettim kendim buldum” tarzı sonlar. Okuması zevkli bir kitaptı, herkese tavsiye ederim. 

Salon Köşelerinde

Servet-i Fünun Edebiyatı’nı edebiyat derslerinde hep duymuşuzdur ancak Safveti Ziya ismini hiç duymamışızdır çünkü ben de bu kitabı okuyana kadar hiç duymamıştım. (Baykuş’un Kanuni Esasi’yi askıya aldığı) İstibdat döneminde sansürlü de olsa yayımlanmış bir esermiş. (Günümüz Türkçesine çeviren hocamıza teşekkürler bu verdiği bilgiler için). Romanda Şekip karakteri başından geçenleri öyküleştirip ölümünden annesi tarafından yazar arkadaşına … Read more

Seyahat Jurnali

Âli Bey’in Türk Edebiyatı Klasikleri serisinden okuduğum ikinci kitabı (evet sırayla okumuyorum, ilginç gelenleri önce okuyorum ama yeni yıla kadar seriyi bitirmek istiyorum; biraz zor olsa da). Osmanlı’nın son döneminde dış borçlanmaları ödemek için kurulan Duyun-u Umumiye’nin bir memuru olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Irak-Suriye Eyaletlerindeki Tuz Madenlerini teftişe giden bir memur olarak gördüğü … Read more