Babaya Mektup

Böcüklü kitabından dolayı çok abartıldığını düşündüğüm Kafka’nın bir başka kitabını okudum. Klasik Baba-Oğul çatışmasını süslü bir dille yazdığı için edebi değer taşıyor. Kafka Babasıyla yüzleşmekten korktuğu için bu mektubu hiç postaya vermemiş… Çocukluğunda yaşadığı klasik baba-oğul çatışmalarından yara almış, psikolojisi bozulmuş, evlilik gibi bir kurumu kuramadığı için yer yer babasını suçlamış, onun seçtiğini babası istememiş, … Read more

Milli Mücadele Hatıralarım

Osmanlı’nın yetiştirdiği, Kurtuluş Savaşı’mızın olgunlaştırdığı bir doktor: Fazıl Doğan. Hatıratı’nı Celal Bayar’ın talebiyle kaleme almış, iyi ki de almış çünkü okurken yer yer hayret ettim yer yer de duygulandım. Birinci Dünya Savaşı sonunda İstanbul’a dönen Doktor Fazıl Doğan Türk Milleti’nin hastalıktan kırıldığını bildiği için arkadaşlarıyla Anadolu’da gönüllü doktorluk yapmaya karar verirler. Fazıl Bey Kütahya – … Read more

Çukurda

Rus Edebiyatı’nın güçlü kalemlerinden Çehov’dan bir başka güzel öykü okudum. “Çukurda” kalan bir kent olan Ukleyevo’da geçen öykü bir aile dramını anlatır. Tüccar bir babanın 2 oğlu ve 1 gelini vardır öykünün başında, evli olmayan büyük oğlan şehirde polislik yapmakta ve yılda bir şehre uğramaktadır. Büyük oğlunu bir mujikle evlendiren babamız o gün birçok para … Read more

Kan Sahibi

Edirneli/Trakyalı Korku türünde yazarlar veren ve son dönemde çok güzel kitaplar yazdığını düşündüğüm Mehmet Berk Yaltırık’ın kısa bir öyküsüdür Kan Sahibi. Balkanlar’da geçen bu öyküde Arnavut Töresi’ndeki “Lek Dukagin Kanunu” işlenmiş. Bu kanun yazılı olmamakla birlikte sözlü olarak Arnavutlar arasında yaygın olarak yerine getirilirmiş. Bir kadın erkeklerle birlikte olmaya tövbe edip yemin ederse erkek sayılabilir … Read more

Dakikalar İçinde Atatürk ve Dünyası

İlber Ortaylı’nın daha önce “orta yolcu” olduğundan bahsetmiştim. Bu huyunu hiç sevmediğimi de anlatmıştım sanırım. Bu kitabında Atatürk’le ilgili olayları Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına özel olarak derlemiş, hap bilgiler içeren bir kitap olmuş. İlber Ortaylı’ya benim birkaç eleştirim var kitapla ilgili; Sultan Vahideddin’le ilgili Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’ta açıkça “Hain” derken Atatürk’ü anlattığınız bu kitaba bunu … Read more

Geçmişe Yolculuk

Yine Zweig bildiğiniz gibi, şu ana kadar 10’dan fazla öyküsünü-novellasını okudum, yazar hakkında çok fazla şey yazmaya gerek yok diye düşünüyorum. Kahramanımızın yasak aşkı 2 yıl olarak öngörülen bir ayrılık ile baltalanıyordu ki ayrılığın bitmesine kısa bir süre kala I’nci Dünya Savaşı başlıyor ve Almanya’ya dönüşler yasaklanıyor. Gittikçe karamsarlığa düşen kahramanımız Güney Amerika’da evlenip çocuk … Read more

Bataklık Çiçeği

Daha önce Zaniyeler kitabını okumuştum Selahattin Enis’in Türk Edebiyatı Klasikleri dizisinden, şimdi de aynı diziden çıkan ve 13 ayrı öyküsünün yer aldığı “Bataklık Çiçeği” adıyla sunulmuş kitabını okudum. 20’nci yüzyılın ilk yıllarında eser üretmeye başlamış Selahattin Enis gerçekten çağının çok ötesinde öyküler yazmış. Gerçekçi (realist) bir yazar olarak 100 yıl öncesinin toplumunu gözler önüne çok … Read more

Volga

Rus Edebiyatı’nı pek sevdiğim söylenemez ancak farklı yazarları okumaya çalışıyorum. Bu nedenle İş Bankası’nın Modern Klasikler Dizisi’nden farklı yazarların kitaplarını satın alıyorum. Lou Andreas-Salome adlı hanımefendi de 19’uncu yüzyılın sonlarında eser vermeye başlamış ve meşhur psikanalist Sigmund Freud’un öğrencisiymiş. Günümüzde pedofili sayılabilecek bir ilişki söz konusu ancak kitabın 120 yıl önce yazıldığı dikkate alınırsa ve … Read more

Bir Yaz Gecesi Rüyası

Shakespeare’in bu okuduğum üçüncü oyunu oldu. 420 yıl önce bir kraliyet düğününde sergilenmesi için yazmış peri masalı gibi bir tiyatro eseri. Tiyatro içinde tiyatro vardı ancak bu tiyatro tamamen amatörler tarafından oynanıyordu. Okurken eğlendiğimi söyleyebilirim. Ayrıca periler ve Yunan Mitolojisi’nden karakterler masalsı bir hava katmış oyuna. 420 yıl önce İngiltere toplum hayatına dair önemli izler … Read more

Vanya Dayı

Çehov’dan okuduğum üçüncü kitap ve ilk tiyatro oyunuydu bu. Edebiyatta şu Rus’ların birden fazla isim kullanma alışkanlığından nefret ettiğim kadar başka bir şeyden nefret etmiyorum sanırım. Yahu karaktere Vanya demişsin, Voynitski diye yazıyorsun, insanlar İvan Petroviç diye sesleniyor. Rus Kültürü ile mi alakalı bu durum bilmiyorum ancak karakterleri tam oturttum derken bir anda başka bir … Read more