
Birkaç yıl önce sahaf gezerken denk gelmiştim bu kitaba, okumak bugüne kısmetmiş. Belki farketmişsinizdir, Halaskargazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’le ilgili bulabildiğim her kitabı okumaya gayret gösteriyorum. Günümüzde Atatürk’ü her siyasi görüşten kişi kendi tarafındaymış gibi gösterebilmek için laflarını cımbızlayarak kullanıyor, karşıtları da aynı yola başvuruyorlar. Ve bu yolda tüm taraflar eksik/yanlış gerekçelerle övgü veya yergide bulunmaya çalışıyor.
Konuralp Ercilasun hocamızın hazırladığı bu kitapta Atatürk’ün “modern devletleri yakalayıp ve hatta geçmek için” yaptığı devrimler kronolojik sıra ile verilmiş. Bununla da yetinilmemiş, devrimlerin tarihsel gelişim sürecinden bahsedilerek sebep sonuç ilişkisi çerçevesinde açıklanmış.
Lise ve Üniversite’de okuduğumuz Atatürk İlke ve İnkılapları dersinden geçmek için tarih ezberleten sistem* yerine bu kitabın okunmasının Türk Gençleri açısından çok daha faydalı olacağını düşünüyorum. (* Bizim zamanımızda öyleydi.)
En çok ilgimi çeken konu Lakaplar ve Unvanlar Niye Kaldırıldı? bölümünde yayımlanan Kanunun kaldırılma gerekçesinde verilen bir alıntıydı:
… Türk tarihinin ilk çağlarında milletin fertleri arasında hiçbir fark yoktu. … O devirde ulus adamları yalnız adları ile anılır, adlarının başına hiç bir sıfat ve paye eklenmezdi. İftihar olunan yegane sıfat Türk ulusundan olmaktı.
Acaba burada atıf yapılan Göktürk Yazıtları’nda geçen Türk Milleti’ne mi yapılmıştı? Çünkü Göktürk Yazıtları’nda anlatılanlar (Yönetici olan Kağan ve ailesi harici) bu Gerekçe ile uyuşuyor. Mustafa Kemal’in “Benim hayatta yegâne fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir. (Mahmut Esat Bozkurt, Yakınlardan Hatıralar, S. 95)” sözünü de bu bağlamda değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum.
Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Çanakkale Zaferi’miz kutlu olsun, Çanakkale Şehitlerimizin ruhları şad olsun…