Hasan Ali Yücel ve Türk Aydınlanması

Bilimsel Araştırma Yöntemleri dersi alanlar bilir ki ilk olarak bir problemi tespit eder ve ortaya koyarsınız, ardından gözlemler yaparsınız, verileri toplarsınız, problemi çözebilecek bir hipotez kurarsınız, bazı tahminlerde bulunursunuz, kontrollü deneylerle bu tahminleri çürütmeye çalışırsınız, çürütemezseniz bunu bir teori olarak yayımlarsınız veya çürütürseniz de hipotezinizi güncellersiniz.

Yüksek Lisans yapanlara aşağı yukarı bu metodoloji anlatılır. Celal Şengör Hasan Ali Yücel’i ve onun önderi Mustafa Kemal Atatürk’ü bu çerçevede ele alarak bizlere bazı gerçekleri 1997 yılından sunmuş. Yücel’in Milli Eğitim ve Kültür Bakanı olarak yaptıkları takdire şayan şeyler.

İlk olarak lise yıllarımda Atsız okuduğum için Yücel hakkında düşüncelerim “komünist” olduğu yönündeydi. E tabi okudukça insan gelişiyor ve değişiyor. O kısıma ilerleyen satırlarda geleceğim.

İlk olarak Atsız’ın bir makalesinde hatırladığım kadarıyla kendisini konumlandırdığı yer “Sağ”dı. Bunu “solcu, komunist, sosyalist olmadığımıza göre herhalde sağcıyız” diyerek yapmıştı. (İki kutuplu hale getirilmeye çalışanların tuzağına düşmüştü Atsız bana göre). Sağcı olarak kendini konumlandırınca da sözde muhafazakar özde arapçı kişilerle de yan yana geldi. Bunların etkisinde kalarak Anti-Kemalist tavırlar takındı bir dönem. Sonrasında Demokrat Parti’nin yaptığı saçmalıkları gördükten sonra özeleştiri yaparak Kemalizm’in hakkını teslim etti. (Köy Enstitü’lerini komunist yuvası olmakla suçlayan da Atsız’dı diye hatırlıyorum bu nedenle bu özeleştiri önemli.)

Yücel’e dönecek olursak Celal Şengör Yücel’in bilimsel metodolojiye uygun olarak ve sürekli kendini güncelleyen (aynı bilimde olduğu gibi sürekli sorgulayarak ve yanlışlayarak daha iyisini ortaya koymaya çalışarak) bir sistem yaratmaya çalıştığını anlatıyor. Kendi çerçevesinde Hürriyetperver (liberal) düşüncede olması herhalde bilimsel düşünceyle birlikte gelen bir şey. İnsanı kalıplara sokmadan her açıdan konuları ele alabilmek için özgür düşünceye ihtiyaç var. Dogmalara bu yüzden karşı Yücel.

2024 yılına geldiğimizde maalesef ülkemiz sağ-sol bok çukuruna düşmüş durumda. İki kutuplu siyasete kurban edilmiş durumda. Akılcı bir düşünme kendini aydın göstermeye çalışan sol cenahta da yok; dediğim dedik sağcı iktidar sahiplerinde de yok. Yine de şöyle bir şey gözüme çarptı; Yücel kendisini özgür düşünceci (liberal veya hürriyetperver) olarak tanımlıyor. Arapçı cenah 80 yıl önceki saçmalıklarla Yücel’i komünist olmakla suçlamaya devam ediyor (bu fikirleri ortaya atmış kişiler özeleştiri yapmışken hem de); Sözde Liberal (Nihat Genç’e göre Sol-Liberal) cenah ise Yücel’i Kemalist-Dikta’nın askeri olmakla suçluyor. Burada bir parantez de Milliyetçi kesime açmak lazım Ötüken Yayınevi’nden çıkan bir kitapta ise Hasan Ali Yücel’in komünist olmadığı, Türk Milleti için çalıştığı gerçek bir vatansever olduğu yazılmış. Kendini geliştirme açısından bu cenahlar arasında yine de Türk Milliyetçileri en önde geliyor diyebiliriz…

Kişisel görüşüm; Yücel Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı döneminde Türk Milleti’nin eğitimsiz kalmış durumunu tahlil ederken toplumun %70’inin köylerde %30’unun şehir merkezinde yaşadığını tespit ederek işe başlıyor, Dünyadaki eğitim sistemlerini inceleyerek ve üzerinde çeşitli uzmanlarla görüştüğü “köy enstitüleri” fikrini tatbik ediyor. Bunun sonucu olarak da Okur-yazar bile olmayan köylerde bu enstitülerden çıkmış öğretmenler sayesinde 1.2 milyon öğrencinin eğitim aldığını bildiriyor. (Şehirlerde ise 500.000 öğrenci bulunuyor.) Bu enstitü fikri hayata geçirilmeden önce şehirde okuyan öğrenci sayısı %70 köydeki ise %30 iken Köy Enstitüsü öğretmenleri sayesinde bu oranın tersine çevrildiğini ortaya koyuyor. Bu çok büyük bir başarıdır ki bunu da ikinci dünya savaşı devam ederken ve tüm dünya ekonomik buhran içerisindeyken gerçekleştiriyor.

Hem sağ hem de sol cenahtaki yobaz kafaların attığı sloganları umursamadan Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde akılcı bir biçimde işimizi en iyi şekilde yaparak Türk Milleti’ne hizmet etmeye devam etmek her Türk Genci’nin parolası olmalıdır.

Leave a Comment