Hilal ve Haç

Abdullah Ziya Kozanoğlu’nun bir başka romanı: “Hilal ve Haç” 12’nci yüzyılın sonunda geçen bir savaş ve aşk romanı desem yalan olmaz. Romanda kimler yok ki? 3’üncü Haçlı Seferleri sırasında geçen bu olaylarda kişiler öyle güzel kurgulanmış ki insanın okudukça okuyası geliyor, kitabı elinizden bırakamıyorsunuz.

Bir tarafta Fransa Krallığı, İngiltere Krallığı ve Alman (Kutsal Roma-Cermen) Krallığı diğer tarafta ise Selahaddin Eyyübi ve Selçuklular yani Türkler, bir diğer tarafta ise Haşhaşiler (İsmaili tarikatı) arada bir oyun bozanlık yapan Rumenler ile Ermeni krallığını da unutmayalım 🙂

Kadı Han isimli bir “Eyyübi Ajanı” kâh Macaristan’da kâh İstanbul’da kâh Antakya’da, kâh Kudüs’te…

Romanımız ilk olarak Macaristan’da kendini “Attila’nın Torunu” olarak tanıtan Kadı Han ile başlıyor. Kadı Han Kutsal Roma Cermen ordusunun Macaristan’dan 3’üncü Haçlı Seferine gitmekte olan 100.000 kişilik ordusunun önüne dikilmiş ve dar bir geçitten geçmeleri karşılığı fidye istiyor. O sırada 3 Macar’dan kurtardığı Yahudi’yi de kendisine maliye bakanı yapmış 🙂 Bu sayede Alman Kralı Frederik’i kafalıyor. Ardından İngiliz Kralı’yla Kıbrıs’ta karşılaşıyor, hastalığını hafifletiyor, onu da kafalıyor.

O sırada Tuğ Tekin çıkıyor sahneye, İngiliz Kralının kız kardeşi Kraliçe’yi gözüne kestiriyor… Yalnız Tuğ Tekin’in dayısı Kadı Han’a karşı yaptığı algı operasyonu da efsane ötesiydi 🙂

Kitapta yüzlerce ayrı olay geçiyor, Kadı Han’ın savaşları durdurmak için çalışması didinmesi, ama yine de başaramaması… Okunması gereken Tarihi Türk Romanlarının başında geliyor bence.

Leave a Comment