
Daha önce birçok kitabını okuduğum Zweig’in bir başka öykü kitabını daha bitirdim. Aslında bu hafta bu kitabı iki kez elime almıştım, önsözü okuyup ilk sayfayı okuduktan sonra epey sıkılıp elimden bıraktım, bugün tekrar bir şans vereyim diyip kaldığım yerden devam ettim. İş dönüşü yorgun argınken pek okunacak gibi değildi.
Avusturya’lı Yahudi asıllı Stefan Zweig bu kitabında 3 tane dini öyküye yer vermiş, belki de bu yüzden sıkılıp bıraktım sonra kendimi zorlayarak bitirdim.
Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor “menkıbe”sinde garibime giden Peygamberlerin bile başlarına lanet göndermiş Allah’la konuşmaya çekinirken bu kadının Allah’a yalvarıp sözünü dinletmesi oldu. İlginçti, Yahudilik dinini bilmediğim için bana biraz saçma geldi.
Üçüncü Güvercinin Hikayesi’nde ise Nuh’un Büyük Tufan’dan sonra gemisinden gönderdiği ve geri dönmeyen güvercinlerden üçüncüsünün öyküsü anlatılmış. İlginç bir bakış açısıyla (Hitler’in Avrupa’yı yakıp yok ettiği günlerde) savaşların asla bitmeyeceği için bu güvercinin geri dönmeyeceğine bağlamış, güzel bir kurguydu.
Ölümsüz Kardeşin Gözleri öyküsünde farklı bir dinle alakalı bir öyküydü, gayet beğendim aslında ama buraya yazmak istemiyorum bu öykü için bile okunabilir bu kitap.