Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz

Yanılmıyorsam ilk kez bir İspanyol yazar okudum. (Evet henüz Cervantes okumadım). Unamuno’nun önsözünde belirttiğine göre kitabın adının aksine dört öykü bulunuyor. Yazdığı önsözü de öykülerden biri olarak niteliyor, öykü ve romanlar için yaratılan karakterlerin benliğini sorguluyor bu önsözünde. Bana ilginç gelen yaklaşımları vardı.

İki Anne adlı öyküsünde kısır ve dul bir kadının elde ettiği genç bir erkeği başka bir kadının üzerine salması, o genç kadından çocuk yaptırtarak çocuğu ele geçirmesi, genç erkek ölünce bütün mal varlığına çöktüğünü ilan etmesi ve genç kız ve ailesi dahil herkesi kendine bağlaması anlatılmış. Ban biraz fantastik bir kurgu gibi gelse de “O. Raquel” demekten kendimi alamadım.

Lumbria Markisi adlı öyküsü ise Reşat Nuri Güntekin romanı gibi. İki kadın bir adam aşk çekilir aradan (?) Öyle mi olmuştur acaba yoksa daha farklı mı? Bence okuması oldukça zevkli bir öyküydü.

Tam Bir Erkek öyküsünde ise geçmişi bilinmeyen/dedikodulara göre şaibeli İspanya’ya yerleşmiş Amerikalı bir zengin erkek (tam bir erkek) ve İspanya’nın en güzel kızının öyküsü anlatılıyor. Erkeğimiz İspanya’nın en güzel kızını babasının borçlarını ödeyerek “satın alıyor” ve güzel kızımız da romanlardan esinlendiği için aşk da aşk diye adamın başının etini yiyor. Sonunda tam erkeğimiz güzel kızımızla aynı sonu paylaşıyor.

Birbirinden güzel öyküler olan bu kitabı mutlaka okumalısınız.

Leave a Comment