Asabiyeci 

Yanılmıyorsam Brezilya Edebiyatı’ndan okuduğum ilk roman bu enfes eser oldu. Adını ilk kez misafirlikteyken tavsiye ile duyduğum bu yazar amcayı çok sevdim, kitaplarını mutlaka edinmeyi düşünüyorum. Asabiyeci yeni nesile anlamsız gelebilir ancak benim gibi (lanet olasıca orta yaşlı olmak) 30larındaki biri için anlaması pek de güç değil; Asabinin sinirli anlamına geldiğini bilen birinin bu kitabın … Read more

Alice Harikalar Diyarında

Lewis Carroll isimli yazar 150 yıl önce “ne yemiş acaba” da bunu yazmış diye düşünmüyor değil insan. Alice’in öyküde yediği mantarlar aslında yazarın yediği “magic mushroom”lar olabilir mi? Kim bilir belki de öyledir bilemiyorum. Çocukken çizgi filmini izlediğim için okuması zevkliydi. Okurken içinizdeki çocuğu hatırlayın, gayet eğleneceğinizi düşünüyorum. Tabi kitabı okurken çocuksu saflığınızı kaybetmeyin yoksa … Read more

Bir İdam Mahkumunun Son Günü

Birkaç gün şehir dışına daha doğrusu memleketime gittiğimde kuzenimin kütüphanesinden alıp okuduğum bir dünya klasiği, ama nedense benim çok da hoşuma gitmeyen “Fransız Edebiyatı”. Victor Hugo ve kitapları, özellikle Sefiller çok övülür, vaktim kısa olduğu için kuzenimin kitapları arasından bu az sayfalı kitabı seçip okumaya başladım ancak 2 günde zor bitirdim desem yeridir. Victor Hugo’nun … Read more

Milena’ya Mektuplar

Çek asıllı yazar Franz Kafka’nın “bana göre” aşırı abartılan bir kitabı. Ya da aşırı abartılan Kafka, bu kitap da arada kaynamış gibi.  Aslında abartıdan kastım kitabın “edebi eser” olarak nitelendirilmesi, ama düşününce kısmen de haklılar gibi.  Evet bu saçma girişten sonra kendi düşüncelerimi sıralayayım;  Kitabı Ek’i hariç (Milena’nın Max Brod’a yazdığı mektuplar hariç) 3 ana … Read more

Aforizmalar

Türk Dil Kurumu aforizma sözünü şu şekide açıklar; Bir düşünceyi, bir duyguyu, bir ilkeyi kısa ve kesin bir biçimde anlatan, genellikle kim tarafından söylendiği bilinen özlü söz, vecize, ülger, kelamıkibar, aforizm, aforizma, motto:       “Kitabındaki her bölümün başına seçkin düşünürlerin ve sanatçıların konuşma sanatına ilişkin özdeyişlerini koymuş.” – Haldun Taner Franz Kafka’nın da bir araya getirilen aforizmaları … Read more

Hayvan Çiftliği

George Orwell’in bir başka “distopik” romanı. Günün birinde bir çiftlikte hayvanlar düşmanı belledikleri çiftlik sahibi insana karşı birleşirler ve devrim yaparlar. Yaptıkları bu devrim sonucunda emeklerini ve ürünlerini sömüren insana karşı komünist/sosyalist bir düzen kurarak kendilerini idare etmeye başlarlar. Ancak işler ilk baştaki gibi gitmez, İlk başta mottosu “tüm hayvanlar eşittir” iken bir süre sonra … Read more

1984

Dünya üzerinde Distopya (ütopya’nın zıttı) denince akla gelen 2 kitap vardır. Her iki kitap da İngiliz Edebiyatı’nın ünlü ismi George Orwell tarafından yazılmıştır.İlk Kitabımız “1984” birçok diktatörlükte parça parça da olsa yaşanan insan hakları ihlallerini, baskıcı yönetimleri bir araya getirerek en kötü senaryonun nasıl olabileceğini okuyucuya aktarıyor. – Evinizde her gün her an sizi dikizleyen … Read more

Ay Işığı Sokağı

Stefan Zweig’in Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları; Modern Klasikler Dizisi’nden yayınlanan bu kitapta 5 farklı kısa öykü bulunuyor. Kitaba adını veren Ay Işığı Sokağı öyküsünde kahramanımız Fransa’da bir liman kasabasında duyduğu bir şarkıyı takip ederken başına olmadık olaylar geliyor. Leporella öyküsünde ise patrona olan bağlılığı sebebiyle korkunç işler yapan itici ve yabani bir hizmetçi anlatılıyor. … Read more

Dönüşüm 

Franz Kafka’nın “kahve içerken fotoğraf yükleyip beğeni kasmalık” kitabı, bir diğer Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna’sı tabi. Popüler olan şeylere normalde karşıyım ancak Kafka’nın böcekli kitabı popülariteyle reddolunacak bir kitap değil. Kahramanımız Gregor Samsa’nın öyküsünü okurken o psikolojiye girmek, sanki o acıları yaşıyormuş gibi hissetmek gerçekten ilginç bir durum. Bu hisleri size Zweig de çok … Read more

Amok Koşucusu

Hollanda’nın sömürgesi Doğu Hint Adaları’nda yüklü bir miktar para karşılığında doktorluk yapmak için giden kahramanımız kendisinden yardım isteyen soylu bir kadını geri çevirir.Ardından takip eder ve yardım ister ancak bu sefer kadın doktorumuzu reddeder. Hani Türk filmlerinde “kederinden ince hastalığa yakalandı ve delirdi” diye klişeleşmiş söylemler, anlatımlar vardır ya hah işte Amok Koşucusu’nda da böyle … Read more