Bütün Şiirleri

Sabahattin Ali’yle alakalı görüşlerimizin taban tabana zıt olduğunu daha önce okuduğum İçimizdeki Şeytan adlı kitabıyla ilgili yorumumda belirtmiştim.

Kitabın önsözünde editör olduğunu düşündüğüm ancak kitabın hiçbir yerinde bu konuda bahsi geçmeyen Haydar Ergülen diye bir şahıs var. Kendisi sosyalistmiş, sol parti diye bir partide görevliymiş, sürekli terörist pkklıları koruyan PEN diye bir uluslararası gazetecilik örgütünün Türkiye Şubesi’nde yönetim kurulundaymış. Bu PEN denen örgütün sitesini açınca teröristbaşı apoya babam diyen sırrı süreyyanın fotosu anması falan vardı. Dünyaya çeşitli düşünce virüsleri (woke, cancel culture, her türlü terörizmin sözde hümanizma adı altında desteklenmesi vb.) yayan bir örgütte olduğuna şaşırmadım desem yalan olmaz.

Bu kadar uzun girişi neden yaptım? Kitabın önsözünde Sabahattin Ali’den bahsederken gençikte ağabeyliğini yapmış olan Atsız’dan da bahsetmiş ancak klasik sosyalist çarpıtmalarıyla Atsız Bey’e laf çarpmaya çalışmış.

Sabahattin Ali 1933’te Konya’da öğretmenlik yaparken bir şiir yazmış, bu şiirde mahkeme tarafından adı verilmeden de olsa Halaskargazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret ettiği gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılmış, 1933 yılında Cumhuriyet’in 10’uncu yılı nedeniyle affedilerek hapisten çıkmış. Ardından Atsız’ın Ali’ye kendisine komünist dediği için yargılandığından ve aklandığından bahsetmiş ve açtığı karşı davada da Atsız’a 6 ay hapis cezası verdirdiğini yazmış. Ama yufka yürekli yazarımız Sabahattin Ali hapislere düşmek istemediği için kendisini Bulgaristan’dan yurtdışına kaçırması için anlaştığı Hapis arkadaşı tarafından öldürülmüş. Bu sosyalist, sorsanız çok ahlaklı ve hümanist kişi bütün bunların suçlusu olarak Atsız Bey’i göstermiş. Gençleri zehirlemek için Kronolojiyi kafasına göre uyduran sebep-sonuç ilişkisi olmayan olaylarla düşman belledikleri Atsız Bey’i karalamak için hiçbir fırsatı kaçırmayan bu kişiler klasik bit yavrularıdır.

Türk Gençlerine tavsiyem karşılaştırmalı olarak olayları her iki taraftan okumaları ve olayları kronolojik bir zemine oturtup sebep sonuç ilişkisini buna göre kurduktan sonra kendi fikirlerini edinmeleridir.

Neyse, kitaba dönecek olursak Sabahattin Ali kendisinin de belirttiği üzere yazdığı şiirlerin bir çocukluk olduğunu ve beğenmediğini söylüyor. Bu nedenle şiirlerle ilgili söylenecek pek söz yok. Şiirleri arasında bildiğim 2 tanesi var. Birisi Sinop hapisanesinde yazdığı ve bestelenen şiiriyle diğeri birkaç ay önce vefat eden ve vatanseverliğinden şüphem olmayan Kuzey’in Oğlu Volkan Konak’ın söylediği “Göklerde Kartal Gibiydim” şiiri.

Leave a Comment