Salon Köşelerinde

Servet-i Fünun Edebiyatı’nı edebiyat derslerinde hep duymuşuzdur ancak Safveti Ziya ismini hiç duymamışızdır çünkü ben de bu kitabı okuyana kadar hiç duymamıştım. (Baykuş’un Kanuni Esasi’yi askıya aldığı) İstibdat döneminde sansürlü de olsa yayımlanmış bir esermiş. (Günümüz Türkçesine çeviren hocamıza teşekkürler bu verdiği bilgiler için). Romanda Şekip karakteri başından geçenleri öyküleştirip ölümünden annesi tarafından yazar arkadaşına … Read more

Seyahat Jurnali

Âli Bey’in Türk Edebiyatı Klasikleri serisinden okuduğum ikinci kitabı (evet sırayla okumuyorum, ilginç gelenleri önce okuyorum ama yeni yıla kadar seriyi bitirmek istiyorum; biraz zor olsa da). Osmanlı’nın son döneminde dış borçlanmaları ödemek için kurulan Duyun-u Umumiye’nin bir memuru olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Irak-Suriye Eyaletlerindeki Tuz Madenlerini teftişe giden bir memur olarak gördüğü … Read more

Turfanda Mı Yoksa Turfa Mı?

 Mizancı Murat ismini İş Bankası Kültür Yayınları’nın bu enfes serisini okumaya başlamadan önce hiç duymamıştım. Lise Edebiyat derslerinde adı geçmiyordu. Sanırım sebebi bugün yaşasa “karşı devrimci” olarak adlandırılabilecek fikirleri.  Aslında romanda Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarıyla birlikte kurduğu Cumhuriyet’in kazanımlarını “İslamcı, Hilafetçi, Padişahçı” çizgide Osmanlı’ya kazandırmaya çalışmış ancak her ne kadar Hilafetçi olsa da … Read more

Teneke Adamlar

İtiraf edeyim; Aşti’de otobüsün gelmesini beklerken yolda bir şeyler okumak için yanıma bir kitap alayım dedim, orijinal olup olmadığını Kültür Bakanlığı’nın Bandrol Sorgu uygulamasından yaptıktan sonra satın aldığım çerezlik bir kitaptı.  Kitabı okumaya başladığımda Aşti’nin o metal koltuklarında uyuya kaldığım doğrudur.  Yazarın birçok ödül kazandığı; Holywood dizilerine senaristlik yaptığı vs yazıyor ancak tipik bir “redneck” … Read more

Refet

Fatma Aliye; Türk Feminizminin öncülerinden olan çok önemli bir yazarımız. Kitabın önsözünde kısaca Halide Edip Adıvar’la aralarında geçen olayları merak etmedim değil; konudaki araştırmaları bir an önce okuyacağım. Refet zengin bir adamın odalığının (cariyesinin, kölesinin) kızı olarak dünyaya gözlerini açar. 4 yaşındayken babası ölünce annesiyle birlikte akrabaları tarafından dışlanır.  Annesiyle birlikte İstanbul’a gelirler, burada yine … Read more

Kırmızı Pazartesi

Hemen hemen hepimizin adını “Yüz Yıllık Yalnızlık”la duyduğumuz 1982 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmış efsane bir yazar: Gabriel Garcia Marquez. Uzun zamandır bir kitabını alsam da okusam diyordum ki hediye olarak gelince hemen başladım ve bir solukta bitirdim.  Ortada bir cinayet var, bu cinayet daha kapağı açar açmaz karşınızda ancak o cinayetin neden işlendiğini kitabın … Read more

Mai ve Siyah 

Ah Ahmet Cemil Ah! Ne çektin be evladım… 14 yaşında lisede okurken babanı kaybet, ufak tefek işlerde çalışarak 1 yıl daha okuyarak diplomanı al, bir matbaada işe gir çalış çabala, en sonunda yaptığın kafasızlıkların ceremesini çek; hem kız kardeşinden hem de sevdiğinden ol… Halit Ziya Uşaklıgil’in uzun zaman sonra “okumaya çalıştığım” romanı desem yalan olmaz, … Read more

Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi

Brad Pitt’in aynı isimli filminin uyarlandığı “çerezlik” bir kitap. Elinize alıp bir saat içinde okuyabileceğiniz güzel bir öykü.  Filmi izlemişseniz kitap o kadar da yabancı gelmeyecek aslında, ben filmi uzun zaman önce izlediğim için çok detaylı hatırlamıyordum o yüzden okuması zevkliydi.  Canınız sıkıldığında, sabah ve akşam işe gidip gelirken metroda veya otobüste çok rahat okuyabileceğiniz … Read more

Asabiyeci 

Yanılmıyorsam Brezilya Edebiyatı’ndan okuduğum ilk roman bu enfes eser oldu. Adını ilk kez misafirlikteyken tavsiye ile duyduğum bu yazar amcayı çok sevdim, kitaplarını mutlaka edinmeyi düşünüyorum. Asabiyeci yeni nesile anlamsız gelebilir ancak benim gibi (lanet olasıca orta yaşlı olmak) 30larındaki biri için anlaması pek de güç değil; Asabinin sinirli anlamına geldiğini bilen birinin bu kitabın … Read more

Alice Harikalar Diyarında

Lewis Carroll isimli yazar 150 yıl önce “ne yemiş acaba” da bunu yazmış diye düşünmüyor değil insan. Alice’in öyküde yediği mantarlar aslında yazarın yediği “magic mushroom”lar olabilir mi? Kim bilir belki de öyledir bilemiyorum. Çocukken çizgi filmini izlediğim için okuması zevkliydi. Okurken içinizdeki çocuğu hatırlayın, gayet eğleneceğinizi düşünüyorum. Tabi kitabı okurken çocuksu saflığınızı kaybetmeyin yoksa … Read more