Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi

Brad Pitt’in aynı isimli filminin uyarlandığı “çerezlik” bir kitap. Elinize alıp bir saat içinde okuyabileceğiniz güzel bir öykü.  Filmi izlemişseniz kitap o kadar da yabancı gelmeyecek aslında, ben filmi uzun zaman önce izlediğim için çok detaylı hatırlamıyordum o yüzden okuması zevkliydi.  Canınız sıkıldığında, sabah ve akşam işe gidip gelirken metroda veya otobüste çok rahat okuyabileceğiniz … Read more

Asabiyeci 

Yanılmıyorsam Brezilya Edebiyatı’ndan okuduğum ilk roman bu enfes eser oldu. Adını ilk kez misafirlikteyken tavsiye ile duyduğum bu yazar amcayı çok sevdim, kitaplarını mutlaka edinmeyi düşünüyorum. Asabiyeci yeni nesile anlamsız gelebilir ancak benim gibi (lanet olasıca orta yaşlı olmak) 30larındaki biri için anlaması pek de güç değil; Asabinin sinirli anlamına geldiğini bilen birinin bu kitabın … Read more

Alice Harikalar Diyarında

Lewis Carroll isimli yazar 150 yıl önce “ne yemiş acaba” da bunu yazmış diye düşünmüyor değil insan. Alice’in öyküde yediği mantarlar aslında yazarın yediği “magic mushroom”lar olabilir mi? Kim bilir belki de öyledir bilemiyorum. Çocukken çizgi filmini izlediğim için okuması zevkliydi. Okurken içinizdeki çocuğu hatırlayın, gayet eğleneceğinizi düşünüyorum. Tabi kitabı okurken çocuksu saflığınızı kaybetmeyin yoksa … Read more

Felatun Bey İle Rakım Efendi

Ahmet Mithat Efendi’nin değişik üslubuyla (değişik diyorum çünkü hem yazarlık hem de anlatıcılık yapıyor, sanki bir filmde araya oyuncuların sözsüz oyunu sırasında girip olayları anlatan bir narrator gibi) dönemin Osmanlı Bey’lerini anlatan enfes bir roman.  Felatun; evet doğru tahmin ettiniz Platon/Eflatun’dan ismini alan serseri kılıklı bir Bey; Rakım Efendi ise 14 yaşında babasını yitirdiğinde hem … Read more

Kağnı

Sabahattin Ali, Türk Edebiyatı’nın “Anadolu İnsanı’nı en güzel anlatanı” desem abartmış olmam herhalde. Konya’da bir Kağnı’nın üstünde başlayan yolculuk; Sinop Cezaevi öykülerine uzanıyor.  Sinop Cezaevi öyküleri ise bence öykü değil, gerçek yaşamdan alınmış kesitler. Otobiyografi gibiydi anlatılanlar… Arabalar Beş Kuruşa öyküsünde ise boğazım düğümlendi; o kadının saçını başını yolasım geldi…

Yıldırım Sesli Manasçı, Yüzyüze, Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek

Cengiz Aytmatov’un öykücülüğünü, romancılığını anlatmaya kelimeler yetmez.  Ötüken Neşriyat’ın 3 öyküsünü birlikte yayımladığı bu kitabı öylesine enfesti ki, hiç bitmesin istedim. Ötüken’in en sevdiğim özelliği kitabı çevirirken Kırgızca sözcükleri aynen bırakması, bu sanki o yörelerde yaşıyormuşçasına bir his bırakıyor bende (sözcükler ilk geçtiği yerde anlamı bir kere veriliyor sonrasında asıl haliyle (elbette latinize edilmiş olarak) … Read more

Gulyabani 

O bir “Türk Süper Villain’ı” (Evet biliyorum villain tabirini kullanmam ayıp oluyor ama bu karakteri sadece “Kötü Adam” diye sunmak gerçekten tam anlamıyla yansıtamazdı demek istediğimi.) Gulyabani’den bahsediyorum elbette, yazının başlığından veya kitabın fotoğrafından elbette anlamışsınızdır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın 10 üzerinden 10 alan bu romanını çocukluğu Kemal Sunal filmleri izleyerek geçenler için çok tanıdık gelecektir. … Read more

Kazım’ın Sevdası, Kazimişi Oropa

Ne zaman “Kâzım” ismini duysam aklıma hep o Gülbeyaz dizisindeki sahne gelir; + Kâzım abi habunun bi derdi var herhalde– Ben anladum onun derduni Karşiya çifte çamlar oySakizi yere damlar oy oySevup alamiyanun oyYüreğuni buz bağlar oy oy… O sahne: https://www.youtube.com/watch?v=YOyWzyjd4iE Geç bulup erken kaybettiğim biriydi Kâzım Abi. Henüz Lise’ye başlayınca (2003’te) tanımıştım onu, daha liseyi … Read more

Kök Tengri’nin Çocukları

İslam Öncesi Türk Tarihi’nin en önemli hocası Ahmet Taşağıl’ın uzun zamandır okumak istediğim kitabını sonunda bitirdim! Milattan Önce 3000’li yıllarda ortaya çıkmaya başlayan Türklük ya da Proto-Türklük hakkında çok az bilgimiz olsa Hun’larla birlikte çok fazla şey öğrenmeye başladık. İslam’ın Kabulü’nden önce Türkler, Türk Boyları nerelerde ne şekilde yaşadılar; kimlerle dostluk kurup kimlerle savaştılar? Hangi … Read more

Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları

Lise zamanlarından adını “Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden” diye devam eden şiiriyle hatırladığım enfes şair Ahmet Haşim’in köşe yazıları ve Paris Seyahati’nin notlarını içeren bu kitabı bir çırpıda okudum. Yaşadığı dönemde henüz Avrupa bile henüz yenilikçi fikirlerini kabullenemediği Darwin’den bahsetmesi; o fikirleri sanki bir “gerçek”miş gibi halka günlük okunan gazete aracılığıyla aktarması (Başparmak yazısından bahsediyorum) … Read more