
Çocukluk-Gençlik yıllarımda birkaç kitabını okudum diye hatırlıyorum Jules Verne’ün, hatta sinemaya uyarlanan birkaç filmini de izlemiştim. (80 Günde Devri Alem filminde Jackie Chan oynuyordu sanırım).
Bu öyküsünde; emekli bir kaptan babanın oğlu yeni kaptanın Kuzey Buz Denizi’nde batmakta olan başka bir gemiye yardım ederken kaybolmasını ve babanın tekrar sefere çıkarak oğlunu kurtarmasını anlatıyor.
19. yüzyılda geçen bu öyküyü okuduğumda bakış açımı biraz değiştirmem gerekti. Fransız yazar Verne o beyaz üstünlükçülüğünü/ırkçılığını bu kitabında vurgulamış aslında, (öyküde ihanet etseler de) Norveçli denizcileri aşağılamış insan yerine koymamış.
Günümüzde İskandinav ülkelerinde yaşam kalitesi birçok ülkeye nazaran çok yüksek ve dünyanın en mutlu insanları olarak kayda geçiyorlar. Daha 170 yıl öncesinde ise bu insanlar sözde Avrupa Medeniyeti’nin büyük kalemleri tarafından aşağılanıyorlardı…