
H.G. Wells’in birkaç kitabını almıştım ve okumak için kütüphanemde bekletiyordum. İlk okuduğum kitabı Görünmez Adam oldu.
Garip bir adam küçük bir kasabada bir hana yerleşir ve değişik işler yapmaya başlar. Yüz sargılı gözünde mavi bir gözlük vardır, kimse tam olarak ne iş yaptığını bilemez. Han sahibi iyi para kazandığı için çok da bir şey demek istemez misafirine. Günün birinde garip olaylarla karşılaşılır…
Han sahibinin eşi ve handakiler adamdaki garipliğe anlam veremezler. Karakterimiz kolunu uzattığında sadece havada boş bir kaput kolu görürler. Kavga dövüş kıyamet adamımız kaçar ve kasaba değiştirir. Kasaba değiştirirken yanına işsiz bir başkasını daha alır, hırsızlık yaparlar eşyalarını bu başka eleman taşır vs.
Yeni kasabaya geldiklerinde gerçek adını öğreniriz, çünkü silahla vurulduktan/ daha doğrusu mermi derisini sıyırdıktan sonra bir doktorun evine girer. Doktor ise üniversiteden arkadaşı çıkar. Doktora her şeyi anlatacağını ama kendisini ele vermemeye ikna eder (ama doktor sözünde durmaz).
Adının Griffin olduğunu öğrendiğimiz karakterimiz Üniversitede Fizik okumuştur ve ışığın özellikleriyle ilgilenmektedir. İçinden ışık geçen yani saydam canlılarla kafayı bozar. Neredeyse her nesnenin görünmez olabileceğine kendini inandırır ve bunun üzerinde çalışır. En sonunda da kendisini görünmez yapmayı başarır…
Kitabın sonunda doktor olan üniversite arkadaşının ekndisine kurduğu tuzakla yakayı ele verir. Sonu görünmez adam için kötü bitse de kitabı gerçekten beğendim, sürükleyici ve yazıldığı yıla (1897) göre ilginç bir konusu vardır. Tavsiye ederim okuyabilirsiniz.
İş Kültür yayınları sağ olsun kitabın arka kapağında “Özgen Berkol Doğan Bilimkurgu Kütüphanesi” logosu mevcut. Lütfen kendisini bir araştırın ve bu konuda bilgi edinin. Kutlu Tini Şad Olsun gencimizin…