
Jules Verne ile birlikte “Bilim Kurgu” roman türünün kurucularından olduğu söylenen Wells’in okuduğum ikinci kitabı oldu Dünyalar Savaşı.
Kitapta anlatıcı rolündeki arkadaş kendisini felsefe yazarı olarak tanıtır, ancak kitabın yazarı Wells gazeteci, sosyolog ve tarihçidir. Aslında kitapta olayları sosyoloji açısıyla da irdeler bu nedenle kitaptaki anlatıcı ile Wells arasında birtakım benzerlikler vardır diyebilirim.
İngiltere’de Londra yakınlarındaki Woking kasabasına bir gün bir disk düşer. Kasaba halkı merakla Diskin yakınlarına gider ancak çok sıcaktır. Birkaç saat sonra diskin kapağının açılmaya çalışıldığını görürler. Bir süre sonra ise diskin kapağı açılır ve içinden mekanik silindir şeklinde bir şeyler çıkar. Bu silindirler ısı ışını adı verilen bir ölüm ışınıyla etrafındaki insanları yakarak öldürür ve kömüre çevirir. Anlatıcımız ise çukur bir yerde olması sebebiyle kurtulur bu ışından ve hemen evine koşarak eşini başka bir yere nakleder.
Marslıların dünyayı istilası yaklaşık 15 gün sürer, İngiliz ordusunun topçu atışlarıyla alt ettiği 1-2 uzaylı olmasına rağmen savaşı kaybetmişlerdir ancak insanlık bu savaşı kazanmıştı. Çünkü uzaylılar basit mikroplara alışkın olmadığı için mikroplar tarafından alt edilmişti.
Kitabın kurgusundan çok Wells’in İngiliz Emperyalizmine karşı yaptığı yorumlar daha değerli aslında. İngilizlerin sömürdüğü Avustralya’nın güneyindeki Tazmanya adasında yaşayan yerlilerin soyunun kırılmasınu Marslı istilasıyla karşılaştırması önemli bir olaydır bence.
Vaktiniz varsa okunabilecek bir roman.