Kâbus

Mehmet Rauf’u okudukça daha da sevmeye başladım. Eylül’ü okurken çok sıkıldığımı hatırlıyorum, ancak Kâbus romanı hiç de sıkıcı gelmedi. Nedendir bilmem kurguladığı bu roman oldukça ilgi çekiciydi ve sürükleyiciydi, bir oturuşta okuyup bitirdim. Türkiye Cumhuriyeti’nin 5’inci yılı yani 1928 yılında İkdam gazetesinde 30+ bölüm halinde yayımlanan bu kitapta birey merkezli psikolojik anlatımlı ve bol bol … Read more

Kan Damlası

Dün Mehmet Rauf’un Definesi’ni yazmıştım, bugün de Kan Damlası adlı devam romanını bitirdim ondan bahsedeyim.  Yine kurgu ve olay örgüsü yönüyle zayıf kalan bir romandı ancak okuması zevkliydi.  Dünkü bahsettiğim Çerkes çete yaklaşık 5 yıl sonra hapisten çıkmış ve defineyi bulanların peşine düşmüştü. Yüklü miktarda para koparabilmek için ailenin yakını olan 2 kişiyi öldürmüş üçüncü … Read more

Define

Daha önce Mehmet Rauf’un sadece aşk romanı yazdığına ilişkin görüşlerimin yanlış olduğunu Define romanıyla anlamış bulunmaktayım. Gerçi bu görüşlerim istibdat döneminde yazdıklarıyla ilgiliydi ve kısmen de doğru sanırım.  Cumhuriyet Dönemine geçildiğinde Mehmet Rauf farklı alanları da denemiş, kurgusu zayıf da olsa güzel bir polisiye roman yazmış.  Erzurum’da başhekim olarak çalışan doktorumuz yaşlı bir kadından aldığı … Read more

Bir Aşkın Tarihi

Mehmet Rauf’tan yine bir aşk öyküsü. Servet-i Fünuncuların aşktan başka bir şey yazamadığı dönemde kaleme alınmış bir uzun öykü ve altı kısa öyküden oluşuyor kitap.  Kitaba adını veren öyküde erkeğin açısından ölümcül vereme yakalanmış bir kadına aşık olması ve birkaç aylık zaman diliminde yaşadıkları anlatılıyor. Yazar olayları sadece erkek açısından irdelemiş pek hoşuma gitmedi.  Bir … Read more

Halas (Kurtuluş)

Mehmet Rauf’un son romanı, Halas yani Kurtuluş. Fotoğrafından da anlaşılacağı üzere Mustafa Kemal Atatürk’e ithaf edilmiş bir roman. Romanın ön sözünde Mehmet Rauf kendisini Mustafa Kemal Paşa’ya “Peresteşkâr” olarak gördüğünü söylüyor. Anlamı da dipnotta açıklanınca işte bu benim dedim. “Tapınırcasına seven”…  Romanı yazarken felçli olduğunu, bitirebilmek için eşinden yardım aldığını, sözlü olarak eşine iletip yazdırdığını … Read more

Eylül

Türk Edebiyat Tarihi’nin ilk psikolojik romanı olarak bilinen Mehmet Rauf’un Eylül’ü…  Kişisel görüşüm biraz sıkıcı geçti, kaç günde elime ala ala zorla okudum desem yeridir, 4-5 gün boyunca gıdım gıdım ilerleye ilerleye zorla okudum. Arada sanırım 2 farklı kitap bitirip bir başkasına da başladım.  Servet-i fünuncular böyle üçlü aşk hikayeleri yazmaktan zevk almışlar. Sanırım bunda … Read more

Genç Kız Kalbi

Mehmet Rauf’un bu okuduğum ikinci kitabı oldu Türk Edebiyatı Klasikleri Dizisinden.  Kurgusu güzel, dönemi çok iyi aktarmış karakterler güzel kurgulanmış ve anlatılmış ancak kitabı mutlu sonla bitirmemek için garip bir şekilde bitirmiş diyebilirim. Günümüz koşullarında saçma sapan diye adlandırabileceğimiz bir neden olabilir mi?  Aşk konusunda kendine denk gördüğü karakterimizin gözünü boyamayı başaran kişinin “Gold digger” … Read more

Ferda-yı Garam

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Türk Edebiyatı Klasikleri Dizisi ile ilk kez bir kitabını okudum Mehmet Rauf’un. Kitaba başladığımda “Kesin Madam Bovary’yi bıraktığım gibi bunu da okumadan bırakırım” diye düşünmüştüm. Çünkü o nalet Fransız Edebiyatı’ndaki sonu gelmez betimlemeler sinirimi bozuyor.  Ne kadar bilinç altıma işlemişse hala hatırımda; Madam Bovary’de kapıyı hafifçe aralayan kahramanımız karşıdaki camdan … Read more