Aşk-ı Memnu

Türk Edebiyatının bir efsane romanı: “Yasak Aşk”. Batılı tarzda romanlar yazan Halit Ziya Uşaklıgil’i okumayı pek sevemezsem de Aşk-ı Memnu gerçekten güzel kurgulanmış, karakterleri güzel oluşturulmuş çok iyi bir roman.  İş Bankasından çıkan sürümü okudum, sonunda günümüz Türkçesine uyarlanan kişinin yorumları gayet yerinde.  Kısmen TV’de izlediğim(iz) diziyle farklarına gelirsek;  – Peyker Evli ve Namuslu bir … Read more

Mecburiyet 

Bir solukta okunan bir başka enfes Zweig öyküsü… Ferdinand  (muhtemelen Avusturyalı) savaştan dolayı İsviçre’ye kaçmış bir Ressam. Adresini kaybettirmez için bir köyde dağ evinde saklanmış olsa da bir sabah Postacı kendisine “askerlik celbini” getirir. Ve o an Ferdinand’ın iç dünyasına gireriz. Mektubu okuduğunda özgürlüğünden şüpheye düşer, asla kaçamayacağına inanır. Eşi ne kadar çabalarsa çabalasın memleketinegitmeye … Read more

Bir Çöküşün Öyküsü

Uzun zaman olmuştu bir Zweig öyküsü okumayalı, evde miskin miskin otururken okuyayım bari diyip elime aldım.  Fransa’da Versay (Versaille miydi yazımını bakmaya üşendim) sarayından kovulan soylu bir ablanın Taşradaki Şatosunda yaşadıklarını anlatldığı bu öyküde ablanın ruh halini bize yine çok iyi bir biçimde aktarmış Stefan.  Madame de Prie kısa süreceğini sandığı sürgünün bitmesini beklerken eğlendiği … Read more

Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü Üzerine

19’uncu yüzyılda yaşamış İngiliz düşünürü John Stuart Mill tarafından aslında “Özgürlük Üzerine” adlı kitabın ikinci bölümünü içeren baskısıymış bu eser. Can Yayınları Klasikleri kısaltarak yayımlıyor malum o yüzden böyle yarım bir kitap çıkarmışlar belli ki. (Her ne kadar solcu yayınevi olsan da mali kaygıların var demek ki gomonist gardaş.)  Yayınevi şakası bir yana düşünce özgürlüğü … Read more

Atebet’ül-Hakayık

Türk Edebiyatı’nn en erken örneklerinden, Karahanlılar döneminde yazılmış “Gerçeklerin Eşiği” anlamına gelen eser…  İş Bankası’ nın başlamaya korktuğum “Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi”nden okuduğum ilk kitap.  İlk Millî Eğitim Bakanımız Hasan Ali Yücel tarafından başlatılan çeviri seferberliğiyle ilgili ön sözü gerçekten önemli. Günümüzde birçok eseri Türkçe okuyabiliyorsak kendisine sonsuz şükran sunmamız gerekir…  Kitabın 1000 yıl … Read more

Hazan Bülbülü

Hüseyin Rahmi’nin önsözünde dönemin tiyatro/oyun yazarlarını beğenmediği için kaleme aldığını ancak roman gibi okunmasını söylediği dram türünde bir eser.  Okurken sıkılmıyorsunuz, akıcılığı olan bir eser, ancak son perdeye gelince Şahende’ye kızmamak elde değil. İffetini korumak elinde olmasına rağmen bağırmıyor, çağırmıyor, kaçmıyor. Sanki eski aşığı Nuri’den intikam almak istercesine Naime’nin kocası İhsan’a kendini bilerek teslim ediyor … Read more

Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür

Hüseyin Rahmi Gürpınar için Türk Edebiyatı’nn “en beğendiğim yazarı” desem yalan olmaz herhalde. Önceleri adını pek hatırlamadığım bir yazar olsa da İş Bankası’ nın bu serisiyle kendisine ve eserlerine ciddi bir hayranlık duymaya başladım.  Bundan tam 100 yıl önce yazılmış olan bu eserini 2 günde sindire sindire okudum.  Eserin ilk bölümünde Şadan’ in karısını aldatmaları … Read more

Morgue Sokağı Cinayetleri

Adını çok duyduğum, sıklıkla övülen şair olarak bildiğim Edgar Allan Poe’nun öykü kitabı da varmış. Geçenlerde Amazon kitap avında sepete eklediğim ve bugün tek solukta okuduğum bu öykü kitabı oldu.  Bir Amerikan olarak Fransızları betimlemesi güzeldi, öykünün kurgusu da güzeldi ancak katil pek beklediğim gibi değildi. Kitabı okudukça katılın “uzun boylu sirk çalışanı bir Çinli” … Read more

Zehra

Nabizade Nazım’ın Zehra isimli eseri; Türk Edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak geçiyormuş.  Kitabı elime almama okumam bir oldu. 30’lu yaşlarda kaybettiğimiz yazarın bu kurgusu gerçekten çok güzeldi.  Dönemin yaşam tarzına göre kurgulananlar, Zehra’nın kıskançlığından doğan intikam duygusu ve karakterlere yaşattığı acılar gerçekten yaşanmış gibi hissettirdi.  Okurken realizm’i hissediyorsunuz desem yanılmış olmam.  Mutlaka okunmasını tavsiye ederim. 

Nasıl Ölünür

Fransız Edebiyatı’nn pek sevmediğimi anlamışsınızdır şimdiye kadar okuduğum ve yorumladığım birkaç eserden dolayı, ancak adını sıkça duyduğum ve önerilen Emile Zola’ yı ilk defa okuduğumu itiraf edeyim öncelikle.  Can Yayınlarının Kısa Klasikler serisinden Emile Zola’nın Nasıl Ölünür kitabını okuduğumda etkilemedim desem yalan olur.  Dönemin Fransasında 5 ayrı gelir grubundan aile bireyinin ölümlerinde yaşanan olayları anlaşılır … Read more