Eylül

Türk Edebiyat Tarihi’nin ilk psikolojik romanı olarak bilinen Mehmet Rauf’un Eylül’ü…  Kişisel görüşüm biraz sıkıcı geçti, kaç günde elime ala ala zorla okudum desem yeridir, 4-5 gün boyunca gıdım gıdım ilerleye ilerleye zorla okudum. Arada sanırım 2 farklı kitap bitirip bir başkasına da başladım.  Servet-i fünuncular böyle üçlü aşk hikayeleri yazmaktan zevk almışlar. Sanırım bunda … Read more

Son Doğal İnsan

Biri Amerikalı Biri Yeni Zellandalı iki doktor tarafından kaleme alınan ve İş Bankası Kültür Yayınları Bilim Serisinden çıkan bu kitap günümüz insanının ne kadar doğal kaldığını, evrimsel sürece ne kadar müdahil olduğunu irdeliyor. İnsan türünün doğada baskın hale gelmesiyle diğer bazı türlerin yok olması, ekosistemin bozulması, iklim krizi yaşanması konusundaki örneklerle türlerin devamlılığı sorgulanıyor. Dünyaya … Read more

Henüz 17 Yaşında

Bu blogda daha önce birçok Ahmet Mithat Efendi kitabıyla ilgili olumlu görüşlerimi yazmıştım. Bu kitapla ilgili de olumlu görüşlerimi yazabilirim ancak sanırım ilk defa olumsuz görüşlerim daha ağır basıyor. Kitabın kurgusu biraz zayıf olsa da aslında anltmak istediğini gayet net anlatıyor. Yazar kendisinden esinlendiği karakter üzerinden bir vicdan tatmini yapıyor bunu da inancına bağlıyor. Hadi … Read more

Vezir Gambiti

Ne yalan söyleyeyim Netflix’te dizisini izlediğimde daha çok beğenmiştim. Kitabı okudum yeni bir şey öğrenmedim desem yeridir. Kitap Netflix tarafından birebir senaryolaştırılmış ve dizi haline getirilmiş.  Diziyi izlemeden kitabı okuyacaksanız diziyi izlemenize gerek yok; diziyi izledikten sonra ise kitabı okumaya pek gerek yok.  Kitabın yazarı tam bir amerikalı; içerikte de kahrolsun komunizm yaşasın amerika nidalarını … Read more

Pi’si Pi’sine

İngiliz olarak tanıdığım aslında Avustralyalı olduğunu öğrendiğim “Matematik Stand-upçısı” Matt Parker’ı birkaç yıldır Youtube’dan takip ediyorum. Birçok olayla ilgili görüşlerini anlatıyor, komedi gösterileri yapıyor ve epey eğlenceli bir matematikçi aslında.  Orijinal adı “Humble Pi” (Mütevazı Pi Sayısı) olan ancak yerelleştirilirken “Pi’si Pi’sine” (Yok yere, argo tabirle bok yoluna) şeklinde kullanılan kitapta “Gelmiş Geçmiş En Büyük … Read more

Altıncı Koğuş

Rus öykü ve tiyatro yazarı Anton Çehov’un okuduğum ikinci öyküsü oldu Altıncı Koğuş.  20’nci yüzyılın sonunda yayımlanan bu eser Çarlık Rusya’sında bir taşra hastanesinde geçen bir öykü aslında.  Kasabaya gelen burjuvazi olarak tanımlayabileceğim bir doktor kasabada kafa dengi insan olmamasından şikayetçidir. Başlarda hastanenin yetersizliğinden şikayetçi de olsa sonradan vurdumduymaz olur. Günlerden bir gün eğitimli bir … Read more

Kara Keşiş

Büyük Rus tiyatro ve modern öykünün en önemli ustası olarak nitelendirilen Anton Çehov’un yanılmıyorsam ilk okuduğum öyküsü Kara Keşiş Oldu.  Rus Edebiyatı’na pek ilgim olmasa da klasiklerini okumaya çalışıyorum. Genel olarak beğendiğim bir öykü oldu.  Evlatlık olarak büyütüldüğü eve 5 yıl sonra dönen Felsefe doktoru Kovrin bir yerde üvey kardeşi sayılabilecek Tanya ile evlenir ancak … Read more

Paris’te Bir Osmanlı Sefiri – Yirmisekiz Mehmet Çelebi’nin Fransa Seyahatnamesi 

18’inci yüzyılda bir Osmanlı Diplomatı’nın Fransa’ nın başkenti Paris’e Elçi olarak gitmesi, Çocuk yaşta olan Fransa Kralı 15’inci Lois ile tanışması, orada gördükleri ve anılarını yazdığı bir sefaratnameyi Şevket Rado günümüz Türkçesine (1970’ler Türkçesine, Birkaç eski kelime ve birazcık Osmanlı Şivesi biliyorsanız anlamakta zorlanmazsınız) çevirmiş ve bize bu güzel eseri sunmuş. Eğlenceli bir yolculukla Paris’e … Read more

Mutlu Prens

Adını çok duyduğum ancak henüz okuma fırsatı bulabildiğim bir yazar, Oscar Willde. 19’uncu yüzyılın ikinci yarısında yaşayıp ölmüş bir İrlandalı imiş.  Yazım tarzını genel olarak beğendiğim yazarımızın Mutlu Prens adlı öykü kitabında 5 ayrı öykü yer alıyor. Bu öyküleri çocuklarına ders vermek maksadıyla anlattığı kitabın tanıtımında belirtilmiş olsa da aslında her yaştan insanın alacağı dersler … Read more

Ah, Anne

Selanikli Fazlı Necip’in okuduğum ikinci romanı oldu bu.  İş Bankası’na bu enfes yazarın eserlerini gün yüzüne çıkarıp bastığı için sonsuz teşekkürler ediyorum.  Romanı cidden çok beğendiğimi belirtmekle birlikte dönemini düşününce (o kadar baskıcı bir toplumda yaşamış,  Edebiyat’a önem verilmemiş bir toplumda) gerçekten efsane bir iş başarmış Fazlı Necip.  Kitapta yaptığı anlaşılmayan Arap Harflerinin basımından 3 … Read more