
Adı biraz garip gelebilecek bir roman bu Aygır Fatma. Osman Cemal Kaygılı’dan bu okuduğum ikinci kitap oldu. Okuduğum bir önceki kitabı olan Çingeneler’de hayatın içinden olayları o kadar güzel anlatmıştı ki yine aynı tadı almadım desem yalan olur.
Romanımız 5-6 yaşlarında iki küçük çocuğun bir kurban bayramı günü Kağıthane’ye gezmeye götürülmesiyle başlıyor ve devamında Erkek çocuğun hayatıyla devam ediyor. Bir süre sonra yolları tekrar kesişiyor bu ikilinin, ancak bu sefer yolları kesiştiğinde karşılarına onları ilk sefer buluşturan ablaları değil onların annesi güçlü kuvvetli “Aygır Fatma” çıkıyor ve onları iki serserinin elinden kurtarıyor.
Sarı papa olarak adlandırılan çocuğun gönlü kelebek misali bir ona bir buna konarak günler geçiyor, birçok farklı olayların sonunda hem sevdiklerini hem ailesindeki insanları kaybediyor. Anadolunun bir kasabasında kendisini tiyatrocu olarak bulduğunda başından geçenleri tiyatro olarak yazıp oynarken terkar Aygır Fatma ile karşılaşıyor…
Okurken kah güldüğüm kah gözlerimin dolduğu ancak oldukça eğlendiğim bir eserdi. Hayatın içinden olayların anlatıldığı bu tür eserleri seviyorsanız mutlaka okuyun derim ben.