Geçmişe Yolculuk

Yine Zweig bildiğiniz gibi, şu ana kadar 10’dan fazla öyküsünü-novellasını okudum, yazar hakkında çok fazla şey yazmaya gerek yok diye düşünüyorum. Kahramanımızın yasak aşkı 2 yıl olarak öngörülen bir ayrılık ile baltalanıyordu ki ayrılığın bitmesine kısa bir süre kala I’nci Dünya Savaşı başlıyor ve Almanya’ya dönüşler yasaklanıyor. Gittikçe karamsarlığa düşen kahramanımız Güney Amerika’da evlenip çocuk … Read more

Bataklık Çiçeği

Daha önce Zaniyeler kitabını okumuştum Selahattin Enis’in Türk Edebiyatı Klasikleri dizisinden, şimdi de aynı diziden çıkan ve 13 ayrı öyküsünün yer aldığı “Bataklık Çiçeği” adıyla sunulmuş kitabını okudum. 20’nci yüzyılın ilk yıllarında eser üretmeye başlamış Selahattin Enis gerçekten çağının çok ötesinde öyküler yazmış. Gerçekçi (realist) bir yazar olarak 100 yıl öncesinin toplumunu gözler önüne çok … Read more

Volga

Rus Edebiyatı’nı pek sevdiğim söylenemez ancak farklı yazarları okumaya çalışıyorum. Bu nedenle İş Bankası’nın Modern Klasikler Dizisi’nden farklı yazarların kitaplarını satın alıyorum. Lou Andreas-Salome adlı hanımefendi de 19’uncu yüzyılın sonlarında eser vermeye başlamış ve meşhur psikanalist Sigmund Freud’un öğrencisiymiş. Günümüzde pedofili sayılabilecek bir ilişki söz konusu ancak kitabın 120 yıl önce yazıldığı dikkate alınırsa ve … Read more

Bir Yaz Gecesi Rüyası

Shakespeare’in bu okuduğum üçüncü oyunu oldu. 420 yıl önce bir kraliyet düğününde sergilenmesi için yazmış peri masalı gibi bir tiyatro eseri. Tiyatro içinde tiyatro vardı ancak bu tiyatro tamamen amatörler tarafından oynanıyordu. Okurken eğlendiğimi söyleyebilirim. Ayrıca periler ve Yunan Mitolojisi’nden karakterler masalsı bir hava katmış oyuna. 420 yıl önce İngiltere toplum hayatına dair önemli izler … Read more

Vanya Dayı

Çehov’dan okuduğum üçüncü kitap ve ilk tiyatro oyunuydu bu. Edebiyatta şu Rus’ların birden fazla isim kullanma alışkanlığından nefret ettiğim kadar başka bir şeyden nefret etmiyorum sanırım. Yahu karaktere Vanya demişsin, Voynitski diye yazıyorsun, insanlar İvan Petroviç diye sesleniyor. Rus Kültürü ile mi alakalı bu durum bilmiyorum ancak karakterleri tam oturttum derken bir anda başka bir … Read more

Olalla

İskoç yazar Stevenson’un okuduğum bir diğer öyküsü: Olalla. Önsöz olmasaydı o la la diye kafamda geçirip duracaktım, Olaya diye okunuyormuş kadın başrolümüz. Kitabın tanıtım yazısını okuyunca vampir öyküsü bekliyordum ancak vampirliğe ilişkin net bir olay ve çok düşük ihtimalle başka bir olay dışında net bir şey yoktu kitapta. Stevenon’ın beyni epey değişik çalışıyormuş bu çok … Read more

Ateş Yakmak

Şimdi baktım da Jack London’un okuduğum üçüncü kitabı olmuş bu, ilki Kızıl Veba’ydı, ikincisi Bir Kuzey Macerası’ydı. Bu kitabı daha doğrusu 3 kısa öyküden oluşan bu kitabı okurken Bir Kuzey Macerası’nı okuyormuş gibi hissettim. Kitapta iki adet Ateş Yakmak adlı öykü var, kitaptaki sıralamaya göre ilkini 1908’de yazmış, adsız bir kahramanın Amerika’nın en kuzey eyaleti … Read more

Lyon’da Düğün

Yine bir Zweig kitabını bir okuyuşta bitirdim: Lyon’da Düğün. Üç kısa öyküden oluşan bu kitabın ilk öyküsü kitaba adını veriyor. Fransız İhtilali döneminde Kral taraftarı olup da halk ihtilali gerçekleşince Lyon’da hapse atılan bir kralcı subayla nişanlısının zindanda evlenmesini konu ediniyor. İkinci öykü İki Yalnız İnsan’da ise toplumdan dışlanan biri çirkin biri aksak iki işçinin … Read more

Bir Pulsuz Dilekçe

80 Darbesi’ne giderken 70’lerin ikinci yarısında ülkede neler yaşanmış? Namuslu bir solcunun kaleminden okuyoruz. Yazdığı her şeyi kanıtlara dayandıran Mumcu bizlere düşünmek için birçok şey veriyor. Sözde Milliyetçi’lerin ülkeyi nasıl peşkeş çektiklerini, halka komünizmle savaş derken Komünist Bulgaristan’la nasıl ticaret yaptıklarını, hayali ihracatlarla Başbakan Demirel’in ailesinin nasıl zenginleştiğini (Yahya Demirel adını 90’ların sonlarındaki haber bültenlerinden … Read more

Sefile

Halit Ziya Uşaklıgil’in ilk yazdığı romanmış Sefile. Kitabın girişinde romantizm vs realizm akımları karşılaştırması vardı, Ahmet Mithat Efendi’den bahsediliyordu. Henüz 17 yaşında kitabını okumuştum şimdi açıp tekrar baktım ne yazdıklarıma. Beğenmemişim.  Halit Ziya’yı hep tek konuları yazdığı için de eleştirmiştim, yine benzer bir konu var önümüzde. Aşk üzerine yazmış ancak bu sefer biraz farklı. Belki de … Read more